www.boracetin.com
http://www.boracetin.com/archive.html

 

1967 - 2017
BORA ÇETİN ARŞİVİ’NİN 50. YILDÖNÜMÜ...

Uzun ve Çok Emek Alan bir Uğraşın Öyküsü
( The Story of 50 years of BC Archive )

 


 Bora Cetin Arşivi İlk Toplu Foto 1976
Bora Cetin Arşivi, İlk Toplu Fotoğraf 1976...
( BC Archive first Photo 1976. Foto: B.Ç. )

 

Daha önceki yazılarımda da vurguladığım gibi, 1960’ların ortalarında Çetin ailesi’nin “Ses” ve “Müzik” kaynağı bizim “ Gastor” radyo’muz.
Aslında hepimizin ilk ses aygıtı bu Lambalı radyolar.
Büyükada’da yaşayan Samiha teyzem, klasik müzik ve Opera’ya meraklı. Dişinden tırnağından arttırıp, ilk “Pikap”ı o alıyor. Bu bir “Gerrard” ve Samiha’nın “Sierra” radyosuna bağlanıyor.
Tabii o yıllarda ( 1960’ların ortalarına doğru ), klasik müzik plakları ağırlıklı olarak yurtdışından geliyor.
Orjinal 33’lükler, dünyanın parası.
“Plak” dinlemek için Samiha’ya, Büyükada’ya gitmek için fırsat kolluyorum. Gittiğimizde, onlar bahçede otururken, ben dönüp-dolaşıp, “Haydın, Bach, Brahms”, “Beethoven - 9. Symp”, “Tchaikovsky – Swanlake, Sleeping Beauty”, “Mozart – 40 & 41. Symp”, 33’lüklerini dinliyorum.
Aynı yıl, sevgili Dayıcığım da evlerine bir “BSR” pikap alıyor. Orjinal kasası olmayan bu pikap için, Köprü’deki marangoz atölyesinde çok şık bir dolap yaptırıyor. ( 70’li yılların sonlarına kadar bu dolabı ben kullandım. BSR yi çıkartıp, yerine Pioneer CTF 2121’i yerleştirdim. )
Her nekadar yengem Türk müziğine meraklı ve Dayım da “Hafız Burhan”ı çok seviyor ve o’nun TAŞ PLAK’larını alıyor ise de, Dünya bir dans furyası ile sarsılıyor.
Evet, o yıllarda “Twist” salgını var...!
Nerdeyse her hafta, bir ya da birden fazla “45”lik giriyor dayımların evine.
Dayımlar, bize çok yakın oturdukları için çok sık görüşüyoruz. Ayrıca yaz tatillerinde, gün içinde yengemin yanındayım. Bol-bol “Plak” dinliyorum.
“Twist” plakları’nın yanısıra, “Beatles – Please Please Me”, “Trini Lopez” ve “Dalida” 33’lükleri, en çok dinlediğim albümler.
Enrico Macias, Ray Charles, Tom Jones, Cliff Richard ve Shadows 45’likleri ise yine en çok dinlediklerim.
Böylelikle, “Plak” kültürüm gelişiyor. Ayrıca, Plak’ların lambalı radyolardan yansıyan o “Sıcak” sesleri çok güzel ve farklı geliyor kulaklarıma. ( Radyo yayınlarından daha farklı, daha temiz sesler... )
............
Plak Dinleyen Çocuklar 60'lar Vintage et Industrial  1960s
Plak Dinleyen Çocuklar. Bizim Dönem... 1960'lar.
Ancak, biz plaklara ( Bu çocuklar gibi ) El Sürmezdik, Plak Tutmasını bilirdik...
Arkada görünen "Lambader" ayaklı lamba'nın benzeri "Samiha"da vardı.... Foto; Vintage et Industrial.

 

1967 yılında, Moran ilkokulunu bitiriyor ve ortaokula başlıyorum.
Radyo’dan dinlediğim bir parça çok hoşuma gidiyor. Bir yere not alıyorum;
“A Whiter Shade Of Pale”..... ( Parçanın adını hemen not alıyorum ancak, grubun adını bir türlü anlayamıyorum. ) “Procol Harum” grubu’nun adını tam olarak not alabilmek için, radyo başında bu parçanın birkaç kez daha anons edilip çalınmasını beklemem gerekiyor....
O zamanlar, henüz Vişne sokak’taki evde oturuyoruz. Babama Postahaneye gittiğimde, “Muvakkithane Caddesindeki” plakçılara soruyorum ama, 45’lik daha çıkmamış...
1967 yılı’nın son aylarında, Yeşil Saray’ın karşısındaki plakçıda istediğim “45”liği buluyorum.
Yanılmıyorsam, ederi 7.25 Lira ( Yedi lira yirmibeş kuruş ) olan “A Whiter Shade Of Pale”, benim 2.5 lira harçlıklarımdan arttırarak-biriktirerek “Kendi Paramla” satınaldığım İLK PLAĞIM.

İlk plağımı aldım ya, artık bir de “Pikap” gerek.
Annemin doğumgününü bahane ederek Babacığımı kandırmaya çalışıyor, “Baba, Anneme doğumgününde Pikap alalım diyorum”....
Yine Muvakkithane’de, Baylan’ın sırasındaki elektronik mağazasına gidiyoruz babamla. En ucuz pikap, “Pilli Phillips” ( Tabii, elektrikle de çalışıyor. Taşınabiliyor. Hoparlörü kapağında. ) ederi 250 Lira.
Babacığımın bütçesi için oldukça yüksek bir rakkam....
Ben de bu ilk plağımı, Dayımlara her gittiğimde yanımda taşıyor, onlarda dinliyorum.....

“Procol Harum - A Whiter Shade Of Pale”, ilk plağım.... Bora Çetin Arşivi’nin de ilk plağı ve başlangıcı.

1968 yılında, biriktirdiğim harçlıklarımla ikinci plağımı alıyorum ama kendime değil ! ... Kime ? Tabii ki SAMİHA’ya. 21 Mart Samiha’nın doğumgününde ona “Sylvie Vartan – La Maritza”yı armağan ediyorum. ( Samiha hakkında yazdıklarımı, “La Maritza”yı dinleyerek okuyabilirsiniz. )
.....................
1973 yılında Dayım ile yengem, kısa süreli bir ayrılık yaşıyorlar.
Dayım bir süreliğine bizim lojmanda kalıyor. Tabii, “BSR” pikap, müzik dolabı ve tüm plak arşivi de bize geliyor.
Artık, plaklar ile iç içeyim.
Emanet de olsa, evimde, odamda bir pikabım olduğu için, “Plak” arşivimi geliştirmeyi hızlandırıyorum.
Yemiyor, içmiyor, haftasonları arkadaşlarımla sinemaya, muhallebiciye gitmiyor, harçlıklarımı biriktiriyor ve çok istediğim “Long Play”leri almaya başlıyorum. Bora Çetin arşivi, albümler ile zenginleşmeye başlıyor. İlk satınaldığım albüm; “Santana – Caravanserai”....
Ardından, yakın arkadaşım BAHA ile, ilk “Ortak” plağımız “AQUALUNG”u alıyoruz. ( 25 lira ben, 20 lira o veriyor. Plak çoğunlukla bende duruyor. Bende dinliyoruz. )

Dayım yeniden evine döndüğünde, pikabı ve müzik dolabı bende kalıyor.
Aynı yıl halamın oğlu Ünal ağabeyim, “Kocatepe” muhribini teslim almak üzere , Amerika’ya gidiyor.
Annem ile Babam soruyorlar; “Fotoğraf makinesi ve foto baskı sistemi”mi yoksa “Pikap”mı isterim ?
Tabii ki “Pikap”...
Ünal ağabeyim, Amerika’dan kocaman bir kutu getiriyor.
İçinden “Bembeyaz” bir kuğu çıkıyor.
İlk gözağrım, gözbebeğim, ilk “Stereo”m .... “DUAL HS 39”um...
Yeni yeni oluşmaya başlayan arşivimdeki plakları, artık STEREO dinleyebiliyor, sesleri çok daha net ,daha güzel ve ayrıntıları ile duyabiliyorum.

Özellikle “Rock” müziğin ALTIN Çağı’nın yaşandığı 1970’li yıllarda, neredeyse her hafta bir “Efsane” albüm çıkıyor.
Öğrenci harçlığım ile bunlara yetişmek olası değil.
En çok istediklerimi sıralıyor, ancak birtanesini alabiliyor. Diğerlerini de, doğumgünlerinde gelen nakit’ler ile almaya çabalıyorum.
Kadıköy Serasker’deki dostumuz, arkadaşımız Manuk ( Minimo ) en sık alışveriş ettiğim plakçımız.

BORA & Some Vinyl’s  1973
Bora ve dönemin değerli plakları.
Baha’ların Taşmektep’teki müstakil evi. 1973 sonları.

 

1976 yılında, o dönemde sıklıkla Almanya’ya giden Özdemir enişteme iyi bir sipariş veriyorum. Beni çok mutlu eden ve arşivimi geliştiren yeni-jelatininde “Orjinal” plaklarım, en büyük mutluluğum.
Yine 1976 yılında, TRT Spikerlik ses sınavı için Ankara’ya gidiyorum. Babacığım yolluk olarak 1500 lira koyuyor cebime. Sınavda 22. Oluyorum, 20 kişi alacaklar. Kazanamıyorum yani... Elimde kalan para ile Kızılay’da bir plakçı’ya giriyorum. ( Pasajın alt katı idi galiba ? ) .... Benim için çok değerli üç plağı görüyor ve hemen alıyorum. ( Jethro Tull – “Ministrel In The Gallery” , “Too Old To Rock’n Roll..” ve “Genesis – A Trick Of The Tail” )
Dönüşte, tren çok sıcak. Kaloriferler çok yanıyor. Plaklara birşey olmasın diye, Istanbul’a gelene kadar plak torbasını pencereye yapışık tutuyorum.... ( Kolum, boynum tutuluyor.. )

Beş, on, onbeş, yirmi derken 70’lerin sonlarında gururla sergilediğim bir Arşivim var artık....
( Sayfa üstündeki fotoğraf, 1976 yılı başlarında Lojmandaki odamda çektiğim, BÇ Arşivi’nin ilk fotosu. Yanlış saymadıysam 52 albüm var. )
.............
1980 yılında evlenirken, ilk göz ağrım, buyük aşkım DUAL’imi satmak zorunda kalıyorum....
Aşkımdan ayrılmak bir yana, tabii uzun süre “Plak” da dinleyemiyorum.
( 2000’li yıllarda, temiz bir ikinci el HS 39 alıyorum ama benim beyaz kuğu’mun yerini tutmuyor tabii... Rengi bile beyaz değil. )
Tam anlamı ile ekonomik özgürlüğümü kazandığım 1980’lerin başlarında, maaşımın bir bölümü mutlaka “Plak”lara gidiyor.
90’larda Plak’ların yerini “CD”ler alıyor, ancak bir türlü ısınamıyorum bu avuç içi kadar parlak şeylere.
Tabii, plak basılmadığı için zorunlu olarak arşivi CD’ler ile beslemek durumunda kalıyorum.
100 – 200 – 300 derken, 1997 yılında 40. Yaşgünümde Bora Çetin arşivi “500. Albüm”e ulaşıyor.
..........
70’lerde, cetvelle çizdiğim dosya kağıtlarına kaydettiğim Arşivimdeki albümlerin listesini, daha sonra özel hazırladığım cizgili kartonlara aktarıyorum. 1990’lı yılların sonlarında bilgisayara geçince, “Excel” tablo formatında sakladığım Arşiv listemi, 1996’da internet ortamına geçip ilk web sayfamı tasarladıktan sonra, internet ortamına açıyorum.
2018’de 20. Yıldönümünü kutlayacağım “ARŞİV” web sayfam, görünüm olarak, 1970’lerdeki ilk düzenini ve excell tablosundaki tasarım özelliklerini aynen koruyor.
( Bkz; ARŞİV )
Görüleceği üzere, 2017 yılı sonunda, 50. Yılında Bora Çetin arşivi 2346 albüme ulaşmış durumda.
İlginç olan, bugünlerde 1300’lü adetlere ulaşan plak arşivimdeki çoğu plağı, ne zaman ve “Hangi Plakçıdan” aldığımı, 40 – 50 yıl sonrasında bile çok net anımsayabiliyorum.
Tabii, ne yazık ki bu plakçıların çoğu günümüzde artık yok. ( Manuk duruyor... )

Arşivimin oluşmasına katkı sağlayan; başta sevgili Babacığım, Anneciğim, Dayıcığım, Samiha teyzem, Özdemir eniştem ve tüm aileme, plakçı dostlarıma, yurtdışından kilolarca albümü bana taşıyan arkadaşlarıma sonsuz teşekkürler.
Sağolun, varolun.
............

BORA ARCHIVE 2017 & Some Full New Vinyl’s in 2017
Bora Çetin Arşivi’nin Son Fotoğraflarından Biri.
Dolaplara, Yere Göğe sığmayan Plaklar, Plaklar, Plaklar......

 

1967 – 2017,
Bora Çetin Arşivi’nin de 50. Yıldönümü.
Büyük bir zevkle oluşturduğum, bugünlere taşıdığım en büyük servetim...
Yaşadıkça, yer bulabildikçe geliştirmeyi sürdüreceğim.

Bora Çetin
Caddebostan, Kadıköy - Istanbul

29 Aralık 2017, 20:40

 

Son Güncelleme: 30 Aralık ( December ) 2017, 10:43

 

Copyright ©2017, A. Bora CETIN.
Bu sayfada yer alan tüm yazi ve fotograflar "Bora CETIN"e aittir, izinsiz alinti yapilamaz, kullanilamaz.
( Designed by Bora ÇETİN. Please Do Not Use Without Permission. )
www.boracetin.com

 

Ana Sayfa ; www.boracetin.com'a dönmek isterseniz

 

Best Wiew ; IE , 1024 x 768